9 Aralık 2007 Pazar

aşk msn nickleri

Hic beklentisiz sevdiniz mi?
Yani bugun telefon etmedi demeden, su an nerede acaba diye kendi kendinizi yemeden, yas gunumu hatirlayacak mi acaba diye bir beklenti icine girmeden...
sevdiniz mi hic?
Onun, size ait bir mal olmadigini kabul edip, onu ozgur yasami ile sevmeyi denediniz mi?
Yaninda ki kiz arkadasina aldirmamayi ogrenip, ama aldirmiyormus gibi yapmadan, gercekten aldirmadan,
'-bitecekse biter, bunu ben degistiremem, beni sevmeyi birakmasini degistiremeyecegim gibi' diye dusunup.
Onu yersiz kiskancliklara bogmaktan ve kendinizi yipratmaktan vazgece bildiniz mi hic
Hiç beklemeden calan bir kapida
Onu karsiniz da gormek ne guzeldir bilirmisiniz?
Beklemediginiz bir anda hediye almak en sevdiginizden..
Ve beklemeden gelen bir 'seni seviyorum 'mesajinin tadina varabildiniz mi hic?
Siz istediginiz icin degil,O istiyor diye yapildi mi tum bunlar?
Ve beklentisiz sevmemin tadina bakabildiniz mi hic?
Bugun beni hatirlamadi yerine.
'-hic beklemiyordum , senin gelecegini' diyebilmek ne guzeldir oysa..
Onu bogmadan, kendinizi bogmadan , sevebilmek ne guzeldir..
Sahiplenme duygusundan uzak, sevmemim ,sevilmemim tadina varabildiniz mi hic?
Yapilmamis davranislar, soylenmemis sevgi sozcukleri ile kendi kendimizi ask cikmazinda kaybedeceginize,
Hic beklenmeyen bir demet cicekle mutlu oldunuz mu?
Beklentisiz sevin..
Ben beklentisiz seviyorum..
Niye aranmadim diye dusunup kendini kendinizi yiyeceginize
Hic beklenmedik bir 'seni ozledim 'mesaji ile ask i yakalayin..
Beklentisiz sevin..
Ben beklentisiz seviyorum..
O sizin sevgiliniz oldu icin degil..
Ona tapulu maliniz gibi. Cantaniz, arabaniz gibi davranma hakkiniz oldugunu dusunmeden.
Onu sevdiginiz,onun da sizi sevdigi için ,sevin..
Sevgi ye karisan beklenti denen illeti hemen silin askin ak sayfalarindan..
Goreceksiniz ki
O zaman ask baska bir guzel.
Goreceksiniz ki ,
O zaman sevgili daha bir romantik..
Goreceksiniz ki
O zaman sevmek ve sevilmenin damaklarda biraktigi tat,
Yillanmis sarap gibi,
Beklenti zehrine karismadan bir baska donduruyor insanin basini..
Ben beklentisiz seviyorum..
Onun nerede oldugunu merak etmiyorum..
Beni bugun neden aramadi diye gecirmiyorum icimden, aramadigi zamanlar da..
Gelecege dair hayallerimde yok zaten..
Ben sevgiyi yasiyorum..
Onun yanimda oldugu anlar o kadar degerli ,o kadar kiymetli ki..
Gerceklesmemis ve gerceklesmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anlari..
Beklentisiz seviyoruz..
Sevdigimiz icin seviyoruz..
Hayalsiz,,geleceksiz,beklentisiz.
Anlik seviyoruz..
Deneyin..
Beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gun..
Beklentilerle bogdugunuz asklariniza aciyacaksiniz..

şekilli nickler

Neylersin

Bazen aci dinmez, bazen de yagmur
Sevgilim gülümse, her sey unutulur
Suskunuz bu aksam üstü
Hasrete yanmisiz, neylersin
Bir gün, bu mahzun sevdadan geriye
Kalirsa, sadece o hüzün kalir..
Sen de anladin ki yapa-yalniziz...
Bulusmamiz yasak,
Görüsmemiz uzak...
Devrilmis kadehler gibi, dönüyor basimiz,
Neylersin...
Ah güzelim,
Incinmis bir sesi vardir yagmurun;
Yanaklarina vurdugunda hissedersin.
Ve bir veda sözcügü, saçlarina,
Titreyen bir öpücükle dokundugunda;
Bu ani dondurmaya yetmez nefesin.
Bir film sahnesi gibi
Akar gider ayrilik,
Neylersin.
Biz zaten hiçbir romanda
Kendi hayatimiza rastlamadik.
Bütün sarkilar bizi yanlis anlatmisti.
Ve bütün bulmacalar yarim birakilmisti.
Tenha sokaklarda üsüyüp durdu sirtimiz.
Oysa tuttugumuz baliklari bile
Yeniden denize bagislamistik.
Biz, hayata dair
Hiçbir yanlis yapmamistik...
Neylersin...
Biz bu sonucu haketmedik,
Hayir, etmedik...
Ömrümüz bu talana lâyik degildi.
Bazen aci vurdu, bazen de yagmur
Hiç gülmedi yüzümüz,
Hiç büyümedi gülümüz...
Bizi yalnizca aksamlar kucakladi,
Biliyorsun,
Sabaha çikmayan bir yoldu yürüdügümüz...
Bir gün, bu öykünün sonuna gelince
Ansizin desem ki: hosça kal canim!
Unutursun,
Mecburen unutursun...
Yildizlar söner, bu ask da biter!
Bazi gün hatirlayinca, sessizce aglariz.
Neylersin.
Ah bebegim, ah..
Kekremsi bir tadi vardir gözyasinin,
Dudaklarina sizinca farkedersin.
Içindeki vurgun asklar mezarliginda,
Ayrilik, ölümden üste yazilinca,
Gideni durdurmaya yetismez sesin...
Bir inme gibi dolasir bedeninde pismanliklar,
Neylersin...
Biz zaten hiçbir sinemaya
Tam vaktinde yetisemedik.
Bütün vapurlar bizden önce kalkmisti.
Ve bütün biletler biz gelmeden satilmisti.
Bosuna telaslarda yorduk günlerimizi.
Oysa Nuh'un Gemisi'nde bile
Bize yer kalmamisti.
Ve hiçbir mutluluga adimiz kaydolmamisti.
Neylersin...
Biz bu aski sürdüremezdik,
Inan, sürdüremezdik...
Kalbimiz bu heyecana müsait degildi.
Bize hep acilar kaldi, bize hep yagmur...
Unutmasan bile artik
Unutur gibi yapacaksin.
Ve burusturup-burusturup attigim kagitlarda,
Hiç bitiremedigim
Bir siir olarak kalacaksin.

şekilli msn nickleri

Ben sana mecburum bilemezsin
Adini mih gibi aklimda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
Içimi seninle isitiyorum.
Agaçlar sonbahara hazirlaniyor
Bu sehir o eski Istanbul mudur
Karanlikta bulutlar parçalaniyor
Sokak lambalari birden yaniyor
Kaldirimlarda yagmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
Insan bir aksam üstü ansizin yorulur
Tutsak ustura agzinda yasamaktan
Kimi zaman ellerini kirar tutkusu
Bir kaç hayat çikarir yasamasindan
Hangi kapiyi çalsa kimi zaman
Arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu
Fatih'te yoksul bir gramafon çaliyor
Eski zamanlardan bir cuma çaliyor
Durup köse basinda deliksiz dinlesem
Sana kullanilmamis bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalaniyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.
Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir silep siziyor issiz gözlerinden
Belki Yesilköy'de uçaga biniyorsun
Bütün islanmissin tüylerin ürperiyor
Belki körsün kirilmissin telas içindesin
Kötü rüzgar saçlarini götürüyor
Ne vakit bir yasamak düsünsem
Bu kurtlar sofrasinda belki zor
Ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yasamak düsünsem
Sus deyip adinla basliyorum
Içim sira kimildiyor gizli denizlerin
Hayir baska türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

ingilizce msn nickleri

Oh no, I see
A spider-web is tangled up with me
And I lost my head
And thought of all the stupid things I've said

Oh no, what's this.
A spider-web and I'm caught in the middle
So I turn to run
And thought of all the stupid things I've done

And oh, I never meant to cause you trouble
Oh, I never meant to do you wrong
And oh, well if I ever caused you trouble
Oh, no I never meant to do you harm

Oh no, I see
The spider-web and it's me in the middle
So I twist and turn
But here am I in my little bubble

Singing oh,
I never meant to cause you trouble
And oh, I never meant to do you wrong
Oh, well if I ever caused you trouble
Oh, no I never meant to do you harm.

They spun a web for me
They spun a web for me
They spun a web for me

duygulu msn nickleri

Böyle Uzak Kalma Bana
Ayın karanlığına sakladım düşlerimi. Bir sevdanın yollarında berduşça geziyorum şimdi ve sen beni sevmeme ihtimalinle buz gibi duruyorsun karşımda. Gerçeği duymaktan, ilk kez bu kadar çok korkuyorum. Söylediğin her söz diken gibi batıyor yüreğime. Tanrım, içim acıyor, içim.


“Güneşin donuk sarı gölgelerinin altından” bakıyorsun bana. Gözlerine baktıkça terk edilmiş bir ülkenin uçsuz bucaksız, insansız topraklarını görüyorum. Bir çiçek olmalı açmaya yüz tutmuş. Bir çiçek bin umuda yeter ama yok. Umutsuzluk ne sana ne bana yakışıyor. Yakışmayanı taşıyoruz üzerimizde, ne garip...



Ne kadar yakınsan o kadar uzaksın bana. “Kıyısız bir denizin uzaklığı” bu... Dalgaların kayalara vurup parça parça olmasını istemediğin için mi küstün sahillere? Hangi gemi barınacak o denizde söylesene? Hangi gemi batmadan kalacak su yüzünde? Bütün fırtınaları göze almışken ben, şimdi neden yelken basamıyorum sendeki o sonsuz maviliğe? Senin görmediğin o sahile demir atmış öylece bekliyorum... Ne zaman “İskele Alabanda !!” diyeceksin.



Böyle donuk baktıkça sen, yapraklarını dökmüş asırlık bir çınarın kovuğuna yerleştirdiğim hüzünler bir bir çıkıyor ortaya. Derinden soluyorum acıları. Hep kal istiyorum, benimle kal. Hüzünlerde o asırlık çınarın kovuğunda kalsın, böyle yaşayıp gidelim birlikte... Sonra yine donuk gözlerin dikiliyor karşıma, donuyorum....



Zamanda kaybolmuş iki yüreği yeniden bir araya getirme çabası benimkisi. Küllenmediğine inandığım bir alevi, yüreğimle yeniden canlandırmaya çalışmak... Yorgunsan en az senin kadar yorgunum bende... Herşeye rağmen bir günebakan doğuyor içimde, ayın karanlığına sakladığım düşlere inat.



Şimdi sen aşk çiçeğim, bana en yakın haline bürün, yüreğine koy ellerini ve sadece yüreğinin söylediği sözleri dinle. Bir kez yakından bak bana, en yakından, gözlerimde kendini gör. Değiştir çirkin anıları en güzelleriyle. Aşk savaş değildir; bu yüzden yenilmedin hiç Hoyrat eller yok karşında seni incitecek. Ben yaşatacağım seni, ölmene izin veremem bundan böyle. Sende kapılma ölümün soğukluğunav

romantik manalı msn nickleri

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O
ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir
ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir
perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık
para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler,
iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği
vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru
değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye
başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle
buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem
dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan
yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri
de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde
yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey
onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir
yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi
yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban
ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha
yakınızdır, inan.
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil,
yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk
gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme
uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o
karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları
uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin
bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak
olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o
çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların
çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar,
parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları
alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o
yaban ağrıya...
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.
Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini
anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar
çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok
eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez
aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle
yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın
yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda
umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da
denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının
korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim
korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi,
umutsuzluğumuzu...
Birazdan sabah olacak..
Para, tarifeler, beklentiler, randevular,
taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak...
Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve
hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya
çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını,
cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını
geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok
üşüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili.

msn için manalı nickler

Dost
Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki.
Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma,
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna,
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta.
Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna,
O dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını,
Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.

Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte,
Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
Genç adam gelir babasına;
'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...'
Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST;
'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle
iki tokada' .

Dost dediğin;

Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Fanatik olmalı; Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral
vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmali;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalı.
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İŞİ BİTİNCE SENİ BİR TARAFA ATMAMALI
 
eXTReMe Tracker